Sosyal Medya

Darüşşifalar

Darüşşifalar

Darüşşifaların tedavi edici hekimlik hizmetlerinin yanı sıra tıp eğitimi veren kurumlar da oldukları söylenir. 

Darüşşifalar, işlevsel olarak bugünkü hastanelere karşılık gelen hizmet kurumlarıdır. Buralarda halka tedavi edici sağlık hizmeti sunulmaktadır. Darüşşifa ismine atfen  “şifahane, maristan, bimaristan, darülsıhha, darülafiye, darültıp isimleri de kullanılmaktadır. Bunlar da işlevsel yönden darüşşifalara karşılık gelen yapılardır.

Darüşşifaların tedavi edici hekimlik hizmetlerinin yanı sıra tıp eğitimi veren kurumlar da oldukları söylenir.  Buradaki eğitim usta-çırak ilişkisi şeklindeki bir eğitimdir. Burada eğitim görenler “Hoca”sından “icazet” (diploma, mesleki belge) almaktadırlar.

Anadolu’daki darüşşifalar bilgi ve beceriye sahibi hekim ve sağlık kadrosuna sahiptirler. Halk, hastalık durumlarında bu hekimlere güvenerek rahatça başvurabiliyorlardı. Darüşşifalarda din, dil, ırk farkı gözetilmeden her hastanın tıbbi bakım ve tedavisi yapılmıştır. Hastaların ilaçları da buralarda yapılır ve parasız hastalara dağıtılırdı. Darüşşifaların yönetimi vakıflar tarafından yapılırdı. Herhangi bir darüşşifa kendi vakfıyesinde belirtilen kurallar doğrultusunda işleyişini sürdürmek zorundadır.

Sağlık kuruluşları ait olduğu vakıflar tarafından İdare edilmiş olsalar da, buralarda görev yapacak hekimlerin  (belki öteki sağlık personelinin) Selçuklu sultanı tarafından  tayin edildiklerine  dair  belgeler  mevcuttur. Selçuklu döneminde Anadolu’da inşa edilmiş olan darüşşifalardan yalnızca Sivas’takinin vakfiyesi günümüze kalmıştır.

Ekonomik ve kültürel açıdan ileri bir durumun göstergesi olan darüşşifalar Anadolu Selçuklu döneminde hemen her şehirde darüşşifa, darüssıhha veya bimaristan adıyla açılmıştır. Kervansaray hastaneleri, Saray hastaneleri, Halk hastaneleri kurmuşlardır.

Büyük bir kısmı günümüze ulaşan bazı Selçuklu dönemi darüşşifaları şunlardır

1-Mardin, Necmedin Ilgazi Maristanı(1108-1122)

Artuklu sultanı Necmeddin Ilgazi’nin başlatıp, ölümünden sonra kardeşi tarafından tamamlanan eser cami, medrese, hamam, çeşme ve maristandan oluşmuştur.

2-Kayseri, Gevher Nesibe Tıp Medresesi Ve Maristanı(1206)

Anadolu Selçukluları’nın Anadolu’da inşa ettikleri ilk sağlık kuruluşudur. Gıyasettin Keyhüsrev’in kardeşi adına yaptırdığı komplekste tıp medresesi(11200 m2) ve darüşşifa(1680 m2) vardır. Her iki bölüm birbirine koridorla bağlıdır. Ortasında havuzu bulunan, açık avlulu, dört eyvanlı klasik Türk mimarisine sahip bir eserdir.

Anadolu Selçuklularında yaptırdığı tesiste gömülme geleneği bulunmasından dolayı, tıp medresesinin odalarından biri Gevher Nesibe için kümbet olarak inşa edilmiştir.

3-Sivas, İzzeddin Keykavus Darüssıhası(1217)

Anadolu Selçuklu Sultanı İzzeddin Keykavus’un yaptırdığı darüşşifa yıkılan kısımlarıyla birlikte yaklaşık 3400 m2 lik alanı ile birlikte Selçuklu darüşşifalarının en büyüğüdür.

Darüşşifanın 1220 tarihli vakfiyesi, Selçuklu dönemi hastanelerinden günümüze ulaşan tek örnek olması açısından büyük önem taşır.

4-Divriği, Turan Melek Darüşşifası (1228)

Birbirine bitişik cami ve darüşşifadan meydana gelen ve Dünyada eşi benzeri olmayan Ulucami ve darüşşifa kompleksi Unicef tarafından korunmaya değer eserler listesine alınmıştır.

5-Konya Ve Aksaray Darüşşifaları

Anadolu Selçukluları’nın başkenti olan Konya mimari abidelerle donatılmıştır. Konya ve Aksaray ‘da üç darüşşifa yapıldığı biliniyor.Günümüze gelemeyen bu darüşşifalardan ilki,muhtemelen 2.Kılıç Arslan tarafından yaptırılan Maristan-ı Atik’tir.İkincisi Alaeddin Keykubat’ın yaptırdığı darüşşifa-i Alai dir.Konya’da üçüncü bir darüşşifa,2.İzzeddin Keykavus’un vezirlerinden kadı İzzeddin Muhammed’in yaptırdığı cami,medrese ve darüşşifadan meydana gelen külliyedir.

6-Tokat, Mu’inüddin Süleyman Darüşşifası (1255-1275)

Selçuklu vezirlerinde Pervane Mu’inüddin Süleyman’ın Tokat’ta yaptırdığı külliye içinde yer alır. Külliyeden günümüze Tokat Müzesi olarak kullanılan medrese ulaşmıştır.

7-Amasya, Anber Bin Abdullah Darüşşifası(1308-9)

İlhanlı hükümdarı Olcayto Mehmed döneminde prenses Yılız Hatun’un kölelerinden Anber bin Abdullah’ın yaptırdığı darüşşifa Yeşilırmak boyunca uzanan caddede, medrese planında tek eyvanlı on odadır.

Çevrenin hastane ihtiyacını karşılamasının yanı sıra hekim yetiştiren bir kurumdur. Dönemin kıymetli hekimleri burada uzun yıllar görev almıştır. Şükrullah, Sabuncuoğlu Şerefeddin, Halimi sayılabilir.

Anadolu Selçuklu tıbbının Türk kültür tarihi açısından en önemli özelliği tıp dilinin Türkçeleştirilmesine dair adım atılması ve ilk Türkçe eserlerin kaleme alınmasıdır.

Türkçe tıp kitaplarında göze çarpan ilk nokta, özenti ve sanat endişesi taşımaksızın, yalnız öğretmek ve halka faydalı olmak adına mümkün olduğu kadar sade bir dille yazılmış.